1 week ago

Tukem Ulku Ocagi
View on Facebook

2 weeks ago

Tukem Ulku Ocagi

Tükem ülkü Ocağı yönetim kurulu olarak, Mübarek Kurban Bayramınızı kutlar Türk-İslam alemine, sizlere ve kıymetli ailenize hayırlar getirmesini dileriz. Bayram namazından bazı görüntüler.

Not: Tükem Ülkü ocağı’na vekaleten verilen kurbanlar kesilmiştir. Allah c.c kabul eylesin.
...

View on Facebook

3 weeks ago

Tukem Ulku Ocagi

HTF Haziran - Temmuz 2019 Bülteni. ...

View on Facebook

1 month ago

Tukem Ulku Ocagi

Genel Başkanımızın “Yeni Düşünce Dergisi”nde Yayımlanan Röportajı

"DAVAYA ADANMIŞ ÖMÜR DEVLET BAHÇELİ" KİTABINI HER ÜLKÜCÜ MUTLAKA OKUMALI"

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Semih Yalçın'ın kaleme aldığı "Davaya Adanmış ömür Devlet Bahçeli" kitabı Hollandaca'ya çevrildi. Çeviriyi yapan Hollanda Türk Federasyon Genel Başkanı Murat Gedik, "Böyle bir eseri tercüme edip camiamıza sunmayı Cenab-ı Allah bana nasip ettiği için çok mutluyum." dedi.

EVİN GÖKTAŞ

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Semih Yalçın tarafından kaleme alınan ve yoğun ilgi görün "Davaya Adanmış Ömür Devlet Bahçeli" isimli kitabı yabancı dillere çevrilmeye başlandı.
MHP'nin 50. Kuruluş Yıl Dönümü olan 9 Şubat 2019 tarihinde yayımlanarak okuyucuya sunulan kitabı, Hollanda Türk Federasyonu Genel Başkanı ve aynı zamanda yazarımız Murat Gedik Hollandaca’ya çevirdi.
Gedik, "Böyle bir eseri tercüme edip camiamıza sunmayı Cenab-ı Allah bana nasip ettiği için çok mutluyum." dedi.
Kitabın Hollandaca’ya çevrilmiş hâlini MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye de sunduğunu belirten Gedik, şunları söyledi:
"İki günlüğüne federasyon yönetimi ile birlikte Ankara'ya gelmiştik. Genel Başkan'ımı ziyaretimiz sırasında sohbet ederken bir ara kendilerine 'Efendim size bir hediyemiz var. Bu Semih Hoca'nın kitabı. Biz bunu Hollandacaya çevirdik.' dedim. Bunun üzerine Genel Başkan'ım, "Öyle mi, çok makbule geçti?" diyerek şunları ifade etti:
"Teşekkür ederim. Çok makbule geçti. Bu bizim Avrupa'daki ilk eserimizdir herhalde? Zaten ne yapsak Avrupa'da pek sesimizi duyuramıyoruz. Bu kitabın çevirisini yapmanız o bakımdan çok isabetli olmuş.' Genel Başkan'ıma yaptığımız ziyaret güzel geçti çok da memnun kaldılar."
Kitabın başka dillere de çevrilmesi gerektiğini ifade eden Gedik'le çeviri konusunu konuştuk.

Sayın Semih Yalçın'ın kaleme aldığı "Davaya Adanmış Ömür Devlet Bahçeli" isimli kitabını Hollandaca'ya çevirdiniz. Niçin böyle bir çalışmaya gerek duydunuz?

"Öncelikle şunu belirtmekte fayda var: Bu kitap daha piyasaya sürülmeden önce matbaadan ilk çıktığında elime geçmişti. Alır almaz hemen okudum. Okuduktan sonra da bayağı bir etkisi altında kaldım. Çünkü kitap son derece akıcı bir üslupla kaleme alınmıştı ve bizim camianın tarihini çok güzel özetlemişti. 'Bu kitap çok güzel olmuş ve İnşallah ileriki dönemlerde daha da genişletilir' diye düşündüm. Kitapta özellikle Ülkücü Hareketin kuruluşundan bu yana geçen sürede çekilen çileler, sıkıntılar, oynanan oyunlar yani rahmetli Başbuğ'umuzun döneminde yaşanan acılar çok çarpıcı bir şekilde ifade edilmiş. Tüm bunları tabii bugünle kıyaslıyoruz. Bugün de aynı süreç tekrar yaşandı. '1992'deki MÇP-MHP kongresi, daha sonra ayrılmalar, yakın zamanda yaşanan tarla kurultayları' filan hepsini içine almıştı kitap. Aynı zamanda 15 Temmuz öncesi ve sonrası Milliyetçi Hareketin duruşu da çok güzel anlatılmış. Bakıyorsunuz Milliyetçi Hareketin duruşunda hiçbir fark yok. Duruş aynı duruş fakat şartlar değişik. O dönemin şartlarındaki hareketin tavrı ile bugün 15 Temmuz'dan itibarenki tavrı arasında hiçbir fark yok. Genel Başkan'ımızın söylemlerini bu kitapta okuyoruz. Zaten 15 Temmuz öncesinde ne dediysek doğruyduk, haklıydık ve haklı da çıktık neticede. Onun için tüm bunları insanlarımıza anlatmak gerekiyordu. Bu kitapta işte bunu gördüm. Genel Başkan'ımıza ve partimize yönelik atılan bazı iftiraların, suçlamaların çürütüldüğü bir kitap. Örneğin; teröristbaşı, bebek katilinin asılıp asılmama olayı filan bu kitapta ayrıntılı şekilde işlenmiş. Bu açıdan çok önemliydi. Ayrıca Genel Başkan'ımızın yapmış olduğu grup konuşmaları ve basın toplantılarındaki önemli açıklamaları bu kitapta özetlenip derli toplu şekilde bir araya getirilmiş.

KİTABI HOLLANDA'DA OKUYAN ARKADAŞLAR DA ÇOK BEĞENDİ

Kitabın dilini nasıl buldunuz?

"Son derece anlaşılır ve sade bir dille kaleme alınan kitapta, Ülkücü Hareketin tarihinin yanı sıra Türkiye'de son 50 yılda yaşanan siyasi gelişmelerin özeti yapılmış. Ülkücü Hareketin dimdik ayakta durduğunu ve çizgisinden sapmadığını, oysa diğer partilerin nasıl zaman zaman çizgilerinden çıktığını, saptığını, gündeme göre politika ürettiklerini fakat Milliyetçi Hareket Partisi ve özellikle de liderimizin duruşunun net olduğu muazzam bir şekilde belirtilmiş bu kitapta. Bu sebeple Semih Hoca'mın bu kitabından çok etkilendim. Kitap, ben okuduktan bir hafta sonra piyasaya çıktı. Kitap, partimizin 50. Kuruluş Yıl Dönümünü kutlamak için gittiğimiz Adana'da elime geçti. 9 Şubat'tan iki üç gün sonra duyurusu yapıldı. Kitabı toplu olarak Hollanda'ya da götürdük. Orada yaşayan Türkler okusun diye. Hollanda'da okuyan arkadaşlar çok beğendi. Hatta bazı arkadaşlarımız 'Geç kalınmış bir eser' diye de düşüncelerini ifade etti. İşin en ilginç tarafı bu hareketi adım adım takip eden kişiler, görmediklerini sadece bu kitapta görebilmişler. Oysa zamanında bunlar görülseydi bazı hataların önü kesilecekti. Semih Hoca'nın emeğine ve ellerine sağlık. Çok isabetli ve çok temiz bir çalışma yapmış. Semih Hoca'nın kaleminin ne kadar çok güçlü, siyasi olaylara ne kadar çok vakıf olduğunu bu çalışması ile bir kez daha anlamış olduk. Semih Hoca'nın bu hareketin tarihine de ne kadar çok vakıf olduğunu görüyoruz bu kitap sayesinde. Bu kitabı okuyunca 1970 ve 1980'lerde yaşananların tekrar 2015-2019 arasında yeniden yaşandığını görüyoruz. Aynı şey ve sadece isimler değişmiş. Kitap o açıdan da çok önemli. Kitapta olaylar yorumlanmadan olduğu gibi doğal akışı içerisinde anlatılmış. Direkt ve ne olmuşsa yorum katılmadan yazılmış kitabta."

HOLLANDA'DA GENÇLERİMİZ TÜRKÇE KİTAP OKUMAKTA ZORLANIYOR

Hollanda'da yaşayan vatandaşlarımız özellikle de gençler Türkçe kitap okuma alışkanlığı ne durumda, bu konuda neler söyleyebilirsiniz?

Zaten bu tercümeyi niçin yaptığıma ilişkim iki gayem vardı. Birincisi; Hollanda kamuoyunda dağıtılsın diye. Hareketimize ilgi duyan siyasiler ve yöneticiler olabilir. Türkler ve yabancılar üzerine araştırma yapanlar için de çok önemli bir kaynaktır aynı zamanda.
İkincisi; Türkçede zorlanan gençlerimizin sayısı da maalesef gittikçe yükselmekte. Onlara böyle bir eser vererek dil açısından belki okumalarını daha çok kolaylaştırabiliriz. Dil açısından ilgilisini çektiği takdirde zaten Türkçe kaynaklara yönelecektir. Yani iki ana sebep var. Birincisi Hollandalılara yönelik, ikincisi de yeni gelen nesli biraz daha teşvik edip rahat okuyabilmeleri için. Çünkü gençlerimiz maalesef Türkçe kitabı okumada genelde zorlanabiliyorlar ki zorlanıyorlar da. Türkçe kitap gördüğünde eline almayabilir. Hedefimiz diğer ülkelerdeki arkadaşlarımızın da partimiz ve hareketimizle ilgili yapılan çalışmaların tercümesini yapmalarını sağlamak. Bundan sonra bu tür çalışmaları devam ettirmek. Benim çalışmam bir bakıma örnek teşkil etti. Bu kitap hem Liderimiz Devlet Bey'i hem de hareketimizin 50 yıllık tarihini akıcı ve sade bir dille çok güzel anlatıyor. Aynı zamanda okuyucuya diğer siyasi partilerin de politikalarını sunuyor. Bu kitabı okuyunca son 50 yılda Türkiye'de siyasi anlamda ne olup bittiğini anlayabiliyor ve öğrenebiliyorsunuz.

KİTABIN RUHUNU ANLAYABİLECEK ÇEVİRMEN BULAMADIM

Çeviri işlemini yapmadan önce ne gibi hazırlıklar ve çalışmalar yaptınız?

Bu kitabı okuduktan sonra ilk aklıma gelen şu oldu: Bu kitabı ne yapıp toplu hâlde Hollanda'ya getirip insanlarımıza sunmak. Hedefim oydu. Ondan sonra zaman zaman da şöyle bir düşünce vardı uzun zamandan beri: Bazı eserlerin Hollandaca yani Flemenkçe dilinde de çevirisinin olması gerekir. Bu kitabı okuduktan sonra çevirisini yapalım dedik. Ancak çeviri işi kolay bir iş değil. Teşkilatımız adına zaman zaman çeviriler yapıyoruz ama onlar bu kadar kapsamlı çeviriler değildi. Bu kararı yaklaşık Mayıs ayında Ankara'ya geldiğimde aldım. Kitabın çevirisi belli bir ücret karşılığında yapabilecek çevirmen çok aradım ama bulamadım. Çünkü çeviriyi yapacak olan kişinin aynı zamanda kitabın ruhunu anlayabilmesi ve millî şuura sahip olması gerekiyordu. Ancak böyle bir çevirmen bulamayınca bu iş bana kaldı. Çeviri işi beni bayağı uğraştırdı ve yordu. Mesai saatlerini göz önüne getirdiğinizde dört hafta içerisinde yani bir ayda tamamlamış oldum. Kitabı birebir tercüme ettim. Herhangi bir katkı ya da değişiklik filan yapmadım. Neyse olduğu gibi tercüme yaptım.

GENEL BAŞKAN'IM "ÇOK İSABETLİ BİR ÇALIŞMA OLMUŞ." DEDİ

Çevirdiğiniz kitabı Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'ye de sundunuz. Nasıl karşıladılar ve neler söylediler size?

Bu çeviri işi ile ilgilendiğimi bir Semih Hoca biliyordu bir de Cuma Ağca Bey. Fakat Sayın Genel Başkan'ım bilmiyordu. İki günlüğüne federasyon yönetimi ile birlikte Ankara'ya gelmiştik. Genel Başkan'ımı makamında ziyaret ettik. Ziyaret sırasında bir ara kendilerine, 'Efendim size bir hediyemiz var. Bu Semih Hoca'nın kitabı. Biz bunu Hollandaca'ya çevirdik.' dedim. Genel Başkan'ım heyecanla 'Öyle mi, çok makbule geçti?' dedikten sonra şunları ifade ettiler: 'Bu çok yerinde ve isabetli bir çalışma olmuş. Çok makbule geçti. Bu bizim Avrupa'daki ilk eserimizdir herhalde? Zaten ne yapsak Avrupa'da pek sesimizi duyuramıyoruz. Bu kitabın çevirisini yapmanız o bakımdan çok isabetli olmuş. Teşekkür ederim.' Genel Başkan'ım da belirttiği gibi dışarıda ne yapsak bizi duyurmuyorlar. Ancak biz kendimiz bunu yapabiliyoruz. Ziyaretimiz çok güzel geçti. Genel Başkan'ımız çok memnun kaldılar.

GENEL BAŞKAN'IMIN DA KİTABI ÇOK BEĞENDİĞİNİ TAHMİN EDİYORUM

Sayın Bahçeli, sizin tercümenizi memnuniyetle karşıladığına göre Semih Hoca'nın kitabını daha önce okumuş ve çok beğenmiş olmalı.

Tabii ki mutlaka öyledir ve ben de aynı şeyi tahmin ediyorum. Ben bu kitabı şöyle özetliyorum: Devlet Bey ile hareketimizin nasıl birbiri ile içli dışlı olduğunu, birbiri ile bütünleştiğini görebiliyorsunuz. Hareketin tarihî noktasında bizim fazla bir eserimiz yok bana göre. Bizi hep başkaları yazıyor genelde. Bu kitap ileride daha da genişletilir inşallah. İnsan bu kitabı okuyunca 'Keşke daha önce yazılsaydı tüm bunlar' diye düşünebiliyor. Bizde maalesef öyle bir konum var ki, Genel Başkan'ımızı daha tam olarak keşfedemedik ve tam okuyamadık. Zaten okumuş ve anlamış olsaydık pek çok sorun yaşanmazdı. Bu kitap da Devlet Bey'i anlamamıza büyük bir katkı sağlıyor. Genel Başkan'ımız öyle bir insan ki yaptığı ile övünmeyen bir şahsiyet. Doğrusu da budur zaten. Böyle olunca çoğu insan anlamıyor ve bilmiyor. Veya almış olduğu karar manipüle edilebiliyor. Oysa Genel Başkan'ımızı iyi okuyan ve anlayan bir insan o kararın ne kadar yerinde ve doğru olduğunu görür, keşfeder ve inanır.

BU KİTABI BÖLÜMLER HALİNDE SEMİNER KONUSU YAPACAĞIZ

Bu kitabın hem Türkiye'de hem Türkiye dışında daha fazla okunurluğunu sağlamak için sizce neler yapılmalı?

Bunu teşkilata mümkün oldukça yaymak lazım. Biz Hollanda olarak bu görevi üstlendik. Bu kitabı okumaları için insanları teşvik etmek lazım, duyurmak ve reklamını yapmak lazım. Hatta teşkilatlarımızda bu kitap seminer konusu olarak da işlenebilir ve yapılması da gerekiyor. Biz bunu Hollanda'da yapacağız. Yaz sezonu sonrası bu tür bir programımız var. Bu kitabı bölümler hâlinde seminer konusu olarak değerlendireceğiz. Bu kitabı öncelikle her Ülkücünün mutlaka okuması gerekiyor. Kitap duruş olarak çok önemli bir eser. Çünkü 15 Temmuz öncesi Ülkücü ve Milliyetçi Hareket niçin yönetime karşıydı? Ne oldu da hareketin bu politikası değişti? Bu konu kitapta çok iyi değerlendiriliyor. Kitapta Genel Başkan'ımızın 15 Temmuz sonrası yaptığı konuşmaları var. FETÖ'nün siyasi ayağı üzerinde ne kadar çok durduğu belirtiliyor. Kitap iktidar tarafından yapılan yanlışları da dile getirmekte. Yeni mağdurların oluşmaması için Genel Başkan'ımız zaman zaman çağrıda bulunuyor. Diyor ki, 'Çaycıyı alıyorsun ama siyasi ayağına dokunmuyorsun. Garibanları alarak yeni mağdurlar doğuruyorsun. FETÖ ile mücadele yapılırken devleti de yıpratmamak lazım.' Bunlar çok önemli ve hassas konular. Şu da çok önemli: Genel Başkan'ımız milliyetçiliği tamamen ilim üzerine oturttuğu ve ilmî bir milliyetçilik güttüğü bu kitapla bir kez daha kanıtlanıyor. Duygusallıktan uzak tamamen gerçeklere dayalı bir milliyetçilik güdüyor Genel Başkan'ımız. Yerel seçimlerden önce erken bir genel seçimi teşvik ediyor Genel Başkan'ımız ve öyle de oldu. Diyor ki 'Yerel seçimler genel seçimden önce olursa yeni yeni sorunlar doğar.' Son yapılan yerel seçimleri göz önüne getirdiğinizde bu tarihten kısa bir süre sonra genel seçim olsaydı büyük bir sıkıntı yaşardık ülke olarak. Genel Başkan'ımızın siyasi öngörüsünün ne kadar isabetli olduğu kitapta çok güzel ifade ediliyor. Ülkücü Hareketin kilit rol oynamasında Genel Başkan'ımız öncülüğünü tarihten almış olduğu ilhamla yerine getirmekte. Bunu yaparken gösterişten, duygusallıktan tamamen uzak, her şeyi gerçeklere ve ilme dayalı olarak yapıyor. Bu kitapta ayrıca kitapta Genel Başkan'ımızın kimler tarafından etkilendiği, Peyami Safa gibi şahışları okuduktan sonra çok etkilendiği belirtiliyor. Bunlar günümüzde maalesef unutulan değerlerimiz. Bir hocasının teşvikiyle okumuş olduğu kitaplarla ne kadar çok fikri alt yapısının geliştiğini görüyorsunuz bu kitapta. Böyle bir eseri tercüme edip camiamıza sunmayı Cenab-ı Allah bana nasip etti ve çok mutluyum."

Yeni Düşünce Dergisi, Temmuz 2019
...

View on Facebook

2 months ago

Tukem Ulku Ocagi

Yıldızına, ayına, kırmızı beyazına kurban. ...

View on Facebook

2 months ago

Tukem Ulku Ocagi
View on Facebook

2 months ago

Tukem Ulku Ocagi

Tükem Ülkü Ocağında Türkçe dersleri alan öğrencilerimize, velilerinde katılımıyla karne ve çeşitli hediyeler takdim edildi. Emeği geçen ve desteklerinden dolayı Yunus Emre enstitü ve Türkçe dersi veren sn. Hümeyra erdem öğretmenimize teşekkür ederiz. Karne töreninden bazı kareler. ...

View on Facebook

2 months ago

Tukem Ulku Ocagi

Tükem Ülkü Ocağı / Ulu cami teşkilatımızın 2018-2019 yılı kültür ve din dersi eğitimi alan kız çocuklarımıza, Kübra kadın kolları tarafından kapanış programı düzenlenmiştir. Bugünün çocukları-gençleri yarının geleceğidir. Geleceğine yatırım yapmayan bir toplum her yönden yok olamaya mahkumdur.
Emeği geçen herkese teşekkür ederiz.

Tükem Ülkü Ocağı yönetimi.
...

View on Facebook